GERİ DÖNÜŞ

JOSIP VIDAN ve KİŞİSEL EVRİM

“Kendini Geliştirme Yolları ve Profesyonel Yaklaşımlar...”

Bu sayıdaki yazımda son derece etkilendiğim ve tesadüf eseri tanıştığım değerli bir uzmanın görüşlerini paylaşmak istiyorum.

Bundan yaklaşık iki hafta önce 10 gün süren bir Hırvatistan – Dalmaçya seyahati gerçekleştirdiğimde tanıştım Josip Vidan ile. Josip Vidan kökleri Yugoslavya’ya dayanan tam bir Hırvat. Renkli gözleri, alçak gönüllüğü, yakınlığı, güçlü iletişimi ile Brac adasında Bol Limanında tanıştık Josip Vidan ile. Josip tam anlamı ile bir kişisel gelişim uzmanı. Yaşadıkları ile kazandığı edinimleri anlattı biraz olsun bize.

Dünya’yı dolaşmış neredeyse Josip. Japonya, Amerika, Türkiye, Avrupa derken bir çok şey görmüş, öğrenmiş. 50’li yaşlarındaki yüz ifadesinde yorgunluk varken, renkli gözlerinde ise pırıl pırıl bakışlar. Sevgi dolu biri Josip. O kadar sevecen ki, tanıdık tanımadık herkese selam verecek kadar güçlü bir iletişime sahip.

Josip ile, Konfüçyus’tan, Buddha’dan, Felsefe’den, Politika’dan, Sanat’tan, Ülke Kültürleri’nden ve bir çok şeyden konuştuk.

Josip, her daim kişinin kendisini geliştirmesi gerektiğine inanan ve vaktinin büyük bölümünü Bol Kütüphanesi’nde geçiren, araştırma yapan bir uzman. Ülke kültürlerini ve insanların yaşadıkları ülkelere göre olan kültürel çakışmalarını inceliyordu biz tanıştığımızda.

Ayrıca bir de Yabancı dil merakı var. Her tanıştığı yabancıdan az da olsa bir şeyler öğrenmeye çalışıyor. Sohbetimiz sırasında Josip Türkçe’yi bende Hırvatça’yı kaptım neredeyse.

Diyeceksiniz ki, kimdir bu Josip Vidan anlata anlata bitiremediğimiz. Josip Vidan, Brac – Bol’da akşam saatlerinde yürürken ve açlıktan bayılmak üzereyken tesadüf eseri girdiğimiz bir restoranda çalışan iki garson’dan bir tanesi.

İlk karşılaşma anımızdan itibaren son derece yakın ve sıcak iletişimi ile bizi o kadar dostluğu ile kucakladıki, geride kalan 3 gecemiz de de aynı restorana gittik. İlk tanışmamız ile birlikte isimlerimizi öğrendi. Sonra Türkçe teşekkür etmeyi derken, ertesi öğlen Josip ile kahve içtik ve Bol’da bol bol sohbet ettik.

İşine son derece önem veren ve işini değer katarak yapan bir çalışan. Tüm misafirlerinin adını öğrenmeye çalışıyor. Yemek siparişi verdiğinizde size yemekleri anlatıyor ve porsiyonlar hakkında bilgi vererek gereksiz fazla sipariş vermenizi engelliyor. Detayı anlatmaya gerek yok. Ancak sonuç olarak denilebilir ki Josip, işine o kadar değer katıyor ki bu konuda standartları zorluyor. Bu işi yapmaktan gurur duyuyor ve hayatta bu iş sayesinde çok kişi tanıdığını ve herkesten bir şeyler öğrendiğini söylüyor.

Bence burada önemli olan Josip Vidan’ın kişiliği ve davranışlarından ziyade adeta yaklaşımları ve vizyonu.

Yapılan iş ne olursa olsun gerçek olan yapılan işi benimsemek ve kendini organizasyona ait hissetmek değilmidir? Organizasyonda dahil olan kişiler kendi gelişimleri ile paralele olarak içerisinde bulundukları organizasyonların da yapılarını ve içeriklerini geliştirirler. Gelişim odaklı derin değişim Josip gibi ön sahada müşteri ile bire bir iletişimde bulunan kişilerin ivmeleri ile gerçekleşir.

İşimizi her zaman daha iyi yapabilmenin tek yolu Josip gibi sürekli kendini geliştirebilmektir. Dünya kültürünü görebilmektir. İncelemektir. Araştırmaktır. Ancak ne olursa olsun ve nerede olursak olalım tek büyük gerçek vardır ki, gelişime yani değişime açık olmaktır. Gelişimin gerekliliğine ve gelişimin sonsuz olduğuna inanarak bu zihinsel çalışmaya başlayabiliriz.

Belki benim bu yazımı okurken kiminiz, Josip’in yaşadığı ülkede imkanlarının geniş olduğunu, bizim ülkemizde böyle bir şeyin olamayacağını düşünüyordur. Böyle düşüneniniz varsa lütfen bu reaktif tutumunuzda kısa bir süreliğine bile olsa vaz geçin. Kişi kendini ilerletmek istediği zaman her şeyden önce çevresinden, tanıdığı, tanıştığı herkesten bir şeyler almaya, öğrenmeye de başlayabilir.

Ben Josip’ten, sevecenliğinden ve bilgilerinden çok etkilendim ve çok yararlandım. En azından kendi adıma. Bence gerçekten bir kişisel gelişim uzmanı. Bu nedenle yazımın başında bu ifadeyi kullanarak betimledim Josip’i.

Bu yazıda kısa da olsa bunları paylaşmak istedim sizinle.

Sevgiyle, Sevecenlikle kalın...

Kağan ÜNVER

15 Ağustos2010

 

GERİ DÖNÜŞ